13 Eylül 2012 Perşembe

Eskişehir Tam Bir Avrupa Şehri

                        TAM  B İ R  A V R U P A  Ş E H R İ 

                                                                        

2010 sonbaharında veya 2010 ilkbaharında tam anımsayamıyorum; sanırım leylekleri havada gördüğüm yıldı. Zira 2011 yılında, benim için pek çok yeni yeri görme şansı yakalamıştım. Beni şehircilik anlayışı ve bitki örtüsüyle en çok etkileyen ise Eskişehir ve Odunpazarı oldu. Pek çok resim çektim, bol bol şehri dolaştım ve insanlarla konuştum. Porsuk Çayı harika ıslah edilmiş ve Avrupa'daki pek köprüleri aratmayacak köprüler; cafeler ve heykellerle donatılmış. Cafeler üniversite öğrencileriyle dolup taşıyor şehrin ılıman havasına müzik sesleri yayılıyordu. Porsuk boyunca yer alan pek çok ağaç vardı ama sarı altın rengi yapraklarıyla, beyaz gövdesiyle sıra sıra dizilmiş Huş (Betula) ağaçları beni çok etkiledi.
 
 
                                                                                     

Porsuk'ta espot turu ve gondol turu yapmak kaçınılmazdı. Daha önce çeşitli defalar başka yerlerde yapmıştım ama kendi suyunda dolaşmak başka oluyordu:)) Köprüler farklı renk ve farklı biçimleriyle birbiriyle adeta yarışıyordu. Çevredeki heykeller ise sere serpe çimenlere uzanmış gençler arasında kayboluyordu.


Haller Gençlik Merkezi, Odun Pazarının eski sadık kalınarak komple yenilenmiş dokusu beni çok etkiledi. Bu tarz onarımlara İstanbul'da da büyük ihtiyaç var.


Gelelim Bilim Sanat Kültür Parkına, böylesine güzel tasarlanmış bir parkla karşılaşacağımı sanmıyordum. Her çeşit ağaç ve ağaççık ile heykeller bir ahenk içinde buluşmuştu. Girişteki tekerlekli sandalyeler ise beni çok şaşırttı özürlü vatandaşlarımız düşünülerek konulmuştu ki her parkta aynı şekilde yer alıyordu. Korsan gemisi, Masal Şatosu, su kayağı ve optimist yapılabilen göleti ile çok şaşırtıcı bir park. Gerek bu parkta gerek Kent Park'ta tüm bitkilerin dipleri pergelle çizilmiş gibi yusyuvarlak gayet düzgün toprakla çevrilmiş ve temizlenmişti. Kent Parkta ise suni plaj, ayrıca yüzme havuzu ve manej mevcut. Benim için ise önemli yeme noktası , Çibörek oldu. Kurşunlu Cami Külliyesi ve içinde yapılan atölye çalışmaları beni çok etkiledi. Eski sanatların yaşatılması, çağdaş sanatçılarla harmanlanması ortaya harika eserler çıkmasını sağlamış..
                                                                              
Sonbaharda Eskişehir'deydim. Rengiyle, daha bahsedemediğim pek çok parklarıyla, restore edilmiş eski evleriyle, atölyeleriyle, şehre yayılmış heykelleriyle, toplu taşıma araçlarıyla, genç enerjik nüfusuyla, Üniversitesiyle ve en önemlisi düşük fiyatlarıyla beni çok etkiledi. Bu şehir genç üniversitelilerin ve emekli insanların şehri olabilir bence..fiyatlar çok uygun. Güzel bir sonbahar dilerim..
 
 

G Ü N Ü N  B İ T K İ S İ

H U Ş (B E T U L A )

 
Anadolu'nun kuzeydoğusundaki yüksek yerlerde tek başına yada başka ağaçlarla karışık olarak bulunan huşlar, 10-20 metreye kadar boylanabilen çeşitli türlere sahip, soğuga dayanıklı ağaçlardır.  Dalları, ağaç yaşlandıkça sarkık bir görünüm alır. En çarpıcı olan beyaz renkli gövde kapuğudur.  Yumurta yada üçgen biçimindeki yaprakları genellikle sivri uçlu ve kenarları dişlidir.  Türkiye'de doğal olarak yetişen türleri: Adi huş(B.pendula, N), Kızılağaç yapraklı huş(B.medwediewii,N), Kafkas tüylü huşlar(B.Litwinowii,N)
Işık istekleri fazladır, huş bir güneş ağacıdır. Derin, iyi, süzek topraklarda iyi gelişme gösterirler. Kökleri fazla derine gitmez.
Dağılımı Kuzey Amerika'da, Asya, Avrupa ve Türkiye'dedir. Çeşitleri:

* Betula albosinensis var.septentrionalis - Kuzey Çin kırmızı huşu
* Betula allegheniensis - Sarı huş
* Betula alnoides
* Betula austrosinensis - Güney Çin huşu
* Betula borealis - Kuzey huşu
* Betula browicziana - Rize huşu.(Türkiye)
* Betula chinensis - Çin bodur huşu
*
Betula cordifolia - Kalp yapraklı huş
* Betula corylifolia - Fındık yapraklı huş
* Betula davurica - Dahurian Huşu
* Betula delavayi - Delevay huşu
* Betula ermanii - Tatlı huş

* Betula fargesii - Farges huşu
* Betula glandulosa - Amerikan bodur huşu
* Betula grossa - Japon huşu
* Betula jacquemontii - Beyaz kabuklu Himalaya huşu
* Betula kenaica - Kenai huşu
* Betula lenta - Tatlı huş
* Betula lenta subsp.uber
* Betula litwinowii - Kafkas tüylü huşu.(Türkiye)
* Betula mandschurica - Mançurya huşu

* Betula maximowiczii - Kral huşu
* Betula medwediewii - Kızılağaç yapraklı huş.(Türkiye)
* Betula michauxii
* Betula minor - Bodur ak huş
* Betula murrayana -
* Betula nana - Bodur huş
* Betula neoalaskana - Alaska huşu
* Betula nigra - Kara huş
* Betula occidentalis - Batı huşu
* Betula papyrifera - Kağıt huşu
* Betula pendula - Adi huş
* Betula platyphylla - Asya ak huşu
* Betula populifolia - Kavak yapraklı Huş
* Betula pubescens- Tüylü huş
* Betula pubescens ssp.tortuosa
* Betula pumila - Bataklık huşu
* Betula utilis - Himalaya huşu


G Ü N Ü N  Y E Ş İ L  T E R İ M İ

B O T A N İ K
Botanik, bitkileri inceleyen bilim dalına denir. Sistematik botanik, bitkileri birbirleri ile olan tabii akrabalık derecelerini göz önünde tutarak ve filo genetik gelişmelerine dayanarak inceleyen, küçük veya büyük topluluklar halinde gruplandıran botaniktir dalıdır.                                                            
  •  Paleobotanik, Jeolojik  çağlarda yaşamış ve nesilleri ortadan kalkmış bitkilerin kalıntılarını, yani bitkisel fosilleri, sistematik ve yayılışları bakımından inceler.
  •  Farmasötik botanik, tıbbi bitkileri belirli sistematik gruplar altında tanıtan, bunlardan elde edilen ilaç ham maddeleri (drog) ile tedavide kullanılma yerlerini kısa olarak anlatan bir bilim dalıdır.
  •  Fitopatoloji, bitki hastalıklarını inceler.
  •  Dendroloji, ağaçları inceler.
  •  Ormn botaniği, orman  ağaçlarının sistematiği ile ilgilenir.
  •        Botanik bahçesi, içinde birçok bitki türü bulunduran ve genellikle üniversitelerin bünyesinde kurulmuş, canlı bitki örneklerinin muhafazasını ve nesilden nesile aktarılmasını sağlayan birimlerdir. İstanbul Üniversitesi  bünyesinde kurulmuş olan İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Türkiye'de resmi konumda çalışmalar yapan botanik bahçelerinin en eskisidir (kuruluş 1937)
    İstanbul Anadolu yakasının en bilinen ve ziyaret edilen botanik bahçesi Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'dir. www.ngbb.org.tr/tr/hakimizda/tarihçe.html

    2 yorum:

    whitebrownie dedi ki...

    Tumaycim
    Bayildim bu "gunun yesil terimi" yazilarina. Cok keyifli. Ama baslik daha koyu yesil olsun lutfen gorunmuyooooor.

    Tümay Maradit Tuncer dedi ki...

    Günaydın Whitebrownie,
    Bu gün bu konuda çalışacağım. Sizin yardımlarınızla biraz daha fazla okunur olmak istiyorum. Sevgiler