11 Eylül 2012 Salı

ISPARTA EĞİRDİR'DE MAYIS'2012

ISPARTA EĞİRDİR'DE MAYIS'2012


Çocukluk arkadaşımla uzun zamandır planladığımız hayalimi gerçekleştirdim. Nasıl mı? Güllerin içine dalarak, koklayarak, hissederek, yatarak, yuvarlanarak...Resimleri facebookta paylaştığımda pek çok kişi şok oldu, nasıl bu oluyor dedi; neresi bu dedi; ben de istiyorum dedi,bunları yazmalısın dedi..işte hikayesi, bu gün sizlerle bu harika deneyimimi paylaşacağım, gidip gitmemek size kalmış...
Yalvaç'tan arkadaşımın evinden yola çıktık. Senir kasabasına ulaştık. Senir Isparta'da. Doğa dostu sevgili Joanne bizi karşıladı Faden hanımın evinde kalacağımız yerleri gösterdi; akşamüstü bu köy evinin balkonunda Hollandalı,Belçikalı ve Türklerden oluşan küçük ve samimi bir gurup oluşmuştu bile. Hayat ne sürprizlerle karşımıza çıkıyor? Yaz mevsimi değil, turistik bir yer değil, deniz kenarı hiç değil nasıl olurda meraklılar onca yolu katedip bu küçük kasabaya gelmişti? Gül sevgisi diyelim mi buna? Eeee ne de olsa dünyada en çok sevilen çiçeklerden biri gül. Kokusu, duruşu, teması, eskiden beri sevgi ve güzelliğin sembolü oluşuyla bambaşka..Sabah erkenden kalktık bir heyecan bir heyecan bende. Eğirdir gölüne sıfır konumdaki gül bahçelerine daldık. Burada Senir'liler  müzikle beraber güle oynaya gülleri topluyorlar. Biraz geç kalmıştık sanırım zira gül toplama işi sabah 6:00 da başlayıp güneş ışıkları iyice yükselmeden saat 10:00 gibi bitermiş. Tekrarlayan günlerde aynı güllerin üzerinden tekrar tekrar geçilip bir önceki gün büyüyenler toplanırmış. Bizde birkaç saat burada kalıp sevgili Joanne'dan detayları öğrenip gül yapraklarını topladıktan sonra gül yağı fabrikasına doğru yola koyulduk. Eski ve yeni usullerle gül yağı nasıl çıkarılır? Toplanan gül yaprakları nasıl alınır? Tartılır, değerlendirilir gördük. Burası yine Eğirdir'e sıfır bir tesisti ve tertemiz mis kokulu bir fabrikaydı. Tesis pazarlama müdürü sevgili Özgür bey bize detaylıca yağ nasıl çıkarılır depolanır anlattı. Sonra çimler üzerinde gözlerimize saf gül suyuyla ıslatılmış petler koyarak, yumuşak müzik eşliğinde çimlere uzandık. İşte bu tam bir meditasyondu..nasıl dinginleştim anlatamam. Günün en büyük sürprizi ise gül yataklarıydı. Deponun gül yapraklarıyla donatılmış o köşesini görünce çığlık atmadan edemedik, diyebilirim. Koştuk koştuk ve kendimizi gül yataklarının o serin, yumuşak, mis kokulu kollarına attık. İşte resimler anlatıyor..Mayıs ortalarından Haziran sonlarına kadar devam eden bu ecotura katılmak isteyebilirsiniz; şimdiden 2013 planlarınıza koyun derim.
Eğirdir gölünde o sabah yaşadığımız koyunun kuzuya karışması anılarımı, yarın sizlerle paylaşmayı planlıyorum. Niçin anneler en sevdikleri çocuklarına ''kuzucum'' derler ''kuzum'' derler? Yarın bir de gurubumuzun renkli siması yarı Türk yarı Hollandalı sevgili Eric Ross'tan ve güzel ülkemizin her köşesini karış karış gezerek hazırladığı tanıtım videolarından bahsetmek istiyorum.  
 

                    G Ü N L Ü K  B İ T K İ M İ Z
                     G Ü L (R O S E)

                                                                                     

Gül, gülgiller (Rosaceae) familyasının Rosa cinsinden güzel kokulu bitki türlerine verilen ad.
Anavatanı Anadolu, İran ve Çin'dir ama başka yerlerde de yetişir. Çok güzel ve kıymetlidir. Park ve bahçelerin süslenmesinde kullanıldığı gibi odaları, balkon ve terasları süsler. Kesme çiçekçilikte çok talep edilen bir çiçektir.
Güllerin bir çok türü bulunmaktadır. Genel olarak güller, çiçek ve gövde şekillerine göre sınıflandırılırlar. Bunlar:
1.Çiçekleri bakımından:Yarımkat Güller, Yarım katmerli güller, Katmerli güller
2.Boyları bakımından: Bodur güller, yüksek boylu güller, sarıcı-sarmaşık güller
3. Çiçek açma zamanına göre: Yılda bir çiçek açanlar, yılda birden çok çiçek açanlar, yediveren
4.Katmer Çiçekleri bakımından: çiçekleri küçük katmerli, normal katmerli, büyük katmerli güller
Gül gerek edebiyata, gerek siyasete ve gerekse dine konu olmuştur.

                                         G Ü N L Ü K  Y E Ş İ L  T E R İ M

                                                        E N D E M İ K

Endemik, bulunduğu bölgenin ekolojik şartları yüzünden yalnızca belirli bölgede yaşayan/yetişen, dünyanın başka yerinde yaşama/yetişme ihtimali olmayan, yöreye özgü hayvan ve bitki türüdür.
Gölcük yaylasında kekik ve birçok endemik , botanik bitki bulunmaktadır.
Çukurköy nohudu, endemik bir bitki olup nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Sarı meyan, cinsinin Türkiye'deki tek türü olup 1982-1983 yıllarında keşfedilmiştir. Yazılı kaynaklarda sarı çiçeklerinden dolayı Eber sarısı adı da verilen bitki için yöre halkı "acı meyan" anlamına acı piyan ya da kısaca "meyan" anlamına piyan adını kullanır. Türü, gösterişli çiçekleriyle görmek için, çiçeklenme dönemi olan Mayıs ayında, İstanbul’da NGBB (Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi)’de ya da Eber kasabasında veya Akşehir’de bulunmak gerekir.  
En önemli tehlike endemik bitkilerimizin neslinin tükeniyor oluşudur. Bu konuda çalışan tüm kurum ve kuruluşları, vakıfları destekliyelim. Yabancılar ülkemizin pek çok yerinde elini kolunu sallayarak bu bitkileri topluyor alıp götürüyor. Tüm bitkilerimize sahip çıkmak bizim görevimiz. Geçen hafta 'Türkiyenin Eşsiz Çiçekleri' adlı Fatih Orbay tarafından yönetilen Video kaydını izledim. Tanıtım yazısı aşağıda mutlaka izlemelisiniz. İşte gerçek zenginlik bunlardır. Destekleyen Tekfen Vakfına teşekkür ederiz.
Biyoçeşitlilik açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Türkiye, yaklaşık on bin çeşit çiçeğe ev sahipliği yapıyor. Belgesel yapımcısı ve doğa fotoğrafçısı Fatih Orbay tarafından Tekfen Vakfı için çekilen “Türkiye’nin Eşsiz Çiçekleri” belgeseli, ülkemizin 6 farklı botanik bölgesinde yaşayan bu doğal hazinemizi gözler önüne seriyor. Kimisi deniz kenarında... Kimisi binlerce metre yükseklikte... Kimi, insanın giremediği ormanların, kimiyse bozkırların ortasında. Yılda ortalama 50 bin kilometre yol kat ederek üç yıl süren çekimlerde, Anadolu’daki bu eşsiz çiçekler doğal ortamlarında görüntülendi. (3 blu-ray Disc/HD Video)

http://www.kimyasal.web.tr/pas:onleyici:urunler:/web_sebattic_com.kimyaweb

 
 
 
 

1 yorum:

Tümay Maradit Tuncer dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.